Gec kalınmıs gezı yazısı: Küba



Hayatımda kesinlikle yer edineceğini bildiğim ve bunun da etkisiyle beni uzun uzun düşündüren güzel bir tecrübeyle eve dönüş yaptık. Uzun zamandır yaşamadığım samimiyeti, gerçek dostluk ilişkilerini; yobazlaşmamış toplumsal hayatı büyük ölçüde Küba`da yaşadım diyebilirim. Bana oldukça yabancı gelen   bu güzel hisleri yaşadıkça zaman zaman kıskanmadım da değil.  Belki Türkiye`nin 90 ları diyebileceğimiz dönemleri yaşıyor insanlar orada hala; komşuluk ilişkilerinin daha iyi olduğu, herkesin birbirini tanıdığı, insanların daha az şeylerle yetinebildiği, yardıma ihtiyaç duysan hemen çıkıp gelecek  insanlar ve  güçlü aile bağlarıyla kendini gösteren bir ülke burası.

Ülkeye girmeden önce uçakta dağıtılan birtakım belgeleri doldurmanız gerekiyor. Belgelerde, bagajınızda herhangi bir meyve ya da türevinin olup olmadığını, ya da üçüncü bir kişiden herhangi bir bagaj alıp almadığınızı soran enteresan sorular var.

Resim yazısı ekle

Mavi olan kağıdı, pasaport kontrolü sırasında memura teslim etmeniz gerekiyor. Ülkeye girerken hiçbir şekilde meyve sokamıyorsunuz, eğer yanınızda meyve varsa yan masada bulunan masaya teslim ediyorsunuz ve sulu sulu portakallarınızı gözünüzün yaşına bakmadan çöp kutusuna indiriyorlar :)

Bunun dışında ufak çaplı (duruma göre değişir) stres yaşayabileceğinz bir diğer konu da Amerika vizesi sahibi olmanız. Eşimin Amerikan vizesi olduğu için onu ayrı bir ofise götürüp birkaç soru sordular.

Hava alanından çıkıyoruz ve gözümüze bir detay çarpıyor; hava alanındaki seksi çoraplı kadın memurlar. Gömlekler olabildiğine dar, göğüs çatalları,  ucundan  haç sarkan altın zincirli kolyelerle kapalı. Minicik ve daracık etekler. Çoraplar genelde siyah ve değişik desenleri var. Birazdan klip çekimi başlayacak ve herkes dans etmeye başlayacak sanıyorsunuz, o derece absürt.

Hayatımda kesinlikle görmediğim bir devlet memuru modeli :D


Bu fotoğrafı buraya koymam ne kadar doğru oldu bilemiyorum ama bence Küba`nın en enteresan detaylarından biriydi. Santa Klara`daki ev sahibimize  bunun sebebini sorduk. Göz önünde çalışan memurların şıklık anlayışı diye açıkladı bize durumu. 


Havaalanından çıktık ve yanımızdaki Euroları CUC a (Cuban Convertible Peso) çevirmek için exchange office e gittik. Euro`dan bozdurduk çünkü dolardan bozdurduğunuz zaman %10 daha fazla komisyon bedeli ödemiş oluyor ve daha az bir tutar almış oluyorsunuz.

Biz Küba`da asla otelde ya da pansiyonda kalmadık. Hep ev kiraladık ve hepsinde de gayet rahat ettik üstelik daha uygun fiyata gelmiş oldu.

Varadero`da Santa Marta kasabasında kaldık. Taksiye vermeniz gereken tutar km başına bir cuc fakat pazarlık payı da her zaman var. Varadero`dan Santa Marta`ya normalde vermemiz gereken tutardan biraz daha fazla vermiş olduk. Sebebi de zaten çok fazla turist yığılması oluyor ve taksi bulmak çok zor oluyor. Ona rağmen verdiğimiz fark Türkiye`deki çoğu taksinin (genelleme yapmıyorum) attığı kazıktan daha masum sayılabilir. (Yaklaşık 40 cuc)


Eve geldik, Elisa bizi bütün sıcaklığı ile kapıda karşıladı hem de taze mango suyuyla:) İçinde bulunduğumuz mahallenin bana göre en yeşil en güzel eviydi Elisa`nın evi. Daha doğrusu ortak bir bahçesi olan ve Elisa`nın babasının da evinin olduğu iki katlı geniş bir yer. Her ailenin  bu  alanda kendine ait bir evi var.


Santa Marta(Varadero`da) kaldığımız ev. İçeride bir yatak odası ve ayrıca banyo mevcut.
Kaldığımız daire. İçeride bir yatak odası ve banyo da  mevcut. Klimalı ve inanılmaz temiz bir daireydi.
Elisa iki üniversite mezunu. Sosyoloji ve sanat tarihi okumuş. Eşi de makina mühendisi. İkisi de eğitimleri ile alakalı hiçbir şey yapmıyor ( yapamıyor) Elisa ev kiralama işlerinin yanında kuaförcülük, eşi de su altı fotoğrafçılığı ile geçiniyor. Kızları, Küba`dan çıkmanın yolunu bulmuş, Amerika ve İspanya`da yaşıyor. Bir akşam Elisa`nın eşi bizi bahçeye davet etti ve içki ikram etti. Küba ile ilgili merak ettiğimiz soruları ona sorduk:" Okullarda İngilizce önemli değildi o yüzden İngilizce hiç öğrenmedik ama yavaş yavaş size açıklamaya çalışacağım" diyerek gayet güzel anlattı bize her şeyi:)

Babaları Küba hakkında bize bir şeyler anlatırken konu kızlarına geliyor ve :" burada her şeyleri var, Biz öldükten sonra bütün evler de onlara kalacak üstelik. Neden bizden ayrılar anlam veremiyorum. Aile dediğin hep birlikte olmalı, birbirini yalnız bırakmamalı" diyor. Yüzü düşüyor bir süre.

Küba standartlarına göre maddi durumları oldukça iyi çünkü turizm sektörü inanılmaz iyi paralar kazandırıyor. Taksi şoförleri, restoran işletmecileri, ev kiralayanlar ve turizmle ilgilenenler oldukça iyi gelir elde ediyorlar ve bu durum, sadece devletin olanaklarıyla geçinen insanlarla aralarında ciddi bir gelir uçurumuna sebep oluyor. Bu durum ilerde Küba`nın sosyal durumunu nasıl etkiler bilemiyorum tabii.

VARADERO

Güneşe hasret kalmış iki İzmirli olarak, kum,deniz ve güneş üçlüsüne kendimizi bırakacağımız anları iple çekerken öncelikle güzelce karnımızı doyuruyoruz tabii.

Kahvaltının temel malzemesi yumurta. Yumurtayı farklı çeşitlerde  her sabah yemek bir süre sonra artık yeter dedirtse de yine de şikayet etmeden sakin sakin kahvaltımızı yapıyoruz.

           Önce meyveler

,




Küba`nın sokak kedileri gibi bir şey, her yerdeler!

Altın arama çalışmaları

Küba pazarı

Dışarda satılan etler







 SANTA KLARA

Santa Klara`nın ne özelliği var diye sorsanız, size Türkiye`nin Ankarası derdim. Varadero İzmir olurdu. Trinidad Alaçatı olabilir  ve Havana`da tam bir İstanbul ( her ne kadar sahil şeridi bana İzmir kordonu anımsatsa da)

Santa Kalara`ya haksızlık etmemek gerek bu noktada aslında...çünkü abartısız, hayatımda gördüğüm en en en en güzel heykeli gördüm orada, resmen bakmaya doyamadım.








Heykelde çook fazla detay var








Yorumlar

Yorum Gönder