Tünelin görünmeyen ucu : Terezín Toplama Kampı

Uzun bir aradan sonra yeniden merhaba

Haftasonu, uzunca bir süredir merak ettiğim "Terezín Toplama  Kampı" nı gezdik.
Çek Cumhuriyeti sınırları içinde yer alan ve "Küçük Hisar" olarak anılan bu toplama kampı Nazilerden önce zindan olarak kullanılmış. Burası Orta ve Güneydoğu Avrupa'daki milliyetçi savaşçıların hüküm giydiği yer. 1. Dünya Savaşına sebep olan ve Franz Ferdinand'ın suikast tetikçisi Gavrilo Princip ile Osmanlılara karşı Yunanistan'da baş kaldıran isyancıların lideri Ypsilanti bu isimlerden sadece birkaçı.

Latin Köprüsü'nden de geçmiş biri olarak hapishaneye girince Princip'i takip etmişim gibi hissettim bu arada, bu da çok enteresan bir histi benim için.

Kampın girişi



Burası da Milli Mezarlık. Bu mezarlıkta Küçük Hisar gestapo hapishanesinde, Terezín şehrindeki yahudi gettosunda(büyük hisar) ve Litomerice toplama kampında hayatlarını kaybeden yaklaşık 10 bin mağdurun cenazesi yatıyor. (Sadece bir kısmını çekebildim tabii)

İçeri girdik ve biletlerimizi aldık. Fotoğraf çekecekseniz bilet ücretinin yanında ekstra ücret vermeniz gerekiyor; 50 kron. (yaklaşık 5 lira) Farklı dillerde, kamp planının anlatıldığı broşürler var ve bu broşürler de ücretli. 5 krona Türkçe broşürümüzü aldık ve gezimize başladık.




Fotoğrafta da görüldüğü üzere bahsi geçen hapishane küçük hisar, daha sonra anlatacağım getto bölgesi de büyük hisar olarak anılıyor. Aldığınız biletle iki hisarı da gezebiliyorsunuz. Bunu neden söyledim. Büyük hisardaki (getto) müzeye girerken ayrıca ücret vermeniz gerekiyor hissine kapılabiliyorsunuz. Gidecek olanlar için yazıyorum, biletinizi gösterip direkt giriş yapabilirsiniz.

KÜÇÜK HİSAR - TEREZÍN ZİNDANINDAN GESTAPO HAPİSHANESİNE

34 bölgenin yer aldığı bu küçük hisar, bizi ünlü "Arbeit Macht Frei" yazısıyla karşılıyor. Savaş'ın sonuna kadar küçük hisar'da, yaklaşık 5 bin i kadın 32 bin hükümlü bulunmuş. Mahkumların çoğu Çek asıllıymış fakat diğer ülkelerin vatandaşları da (Sovyetler Birliği, Polonya, Almanya ve Yugoslavya) burada hüküm giymiş. Hitler rejimine karşı çıkan kurtuluş savaşçıları için küçük hisar, geçiş istasyonu olarak görülüyormuş. Birçoğu buradan nazi mahkemelerine, hapis ve cezaevlerine ve tabii toplama kamplarına sevk ediliyormuş. Buralarda 5 bin 5 yüz kişi ölmüş. 

Savaş'ın sonlarına doğru taşan hapishanede bir tifüs salgını yayılmış. Nazi yönetimi buna karşı herhangi bir önlem almamış. Hasta mahkumlara yardım harekatı ancak, gardiyanların bu duruma artık daha fazla katlanmak istememeleri ve bu yüzden hapishaneden kaçmalarıyla başlamış. Yerel halk da mahkumlara yardım kampanyasına katkıda bulunmuş. 



Avluya girmeden önce gördüklerimiz sırasıyla kayıt ofisi, Gardiyan evi, hapishane müdürü ofisi, giysi ambarı. Sırasıyla fotoğraflarını koymam gerekirse,


Hükümlülerinin kayıtlarının tutulduğu yer. Kayıtları tutan hapishane müdürü W. Schmidt savaş sonrası yargılandı ve idam edildi.


Mahkumların mektuplarının sansürlendiği ve ifadelerinin alındığı oda. -4



Hapishane müdürü ofisi. Bu görevi bütün süre boyunca  Heinrich Jöckel yerine getirmiş ve mahkumlar arasında acımasızlığıyla biliniyormuş. 1946'da yargılanmış ve idam edilmiş. -5



Giysi ambarı. K. Wachowski tarından yönetilen bu alanda mahkumlar sivil kıyafetlerini değiştirip yenilmiş orduların askeri üniformalarını giymek zorunda bırakılmış. Wacholz 1968'de o dönemin Almanya Demokratik Cumhuriyeti'nde idam edilmiş. -6


Buradan birinci avluya çıkıyoruz. Avlu A ve B bloklarına ayrılmış. Avluda 17 toplu hücre ve 20 tek kişilik hücreler var.  Toplam bin beşyüz mahkum burada bulunmuş.








Tek kişilik hücreler. Ağır cezalara veya idam cezasına çarptırılmış olan ya da henüz ifade alımları bitmemiş mahkumların izole edildiği alan. Ferdinand'ı vuran Sırp milliyetçisi Princip de burada tutulmuş, adına çelenk bile var.



Hapishanede her şeyin normal gittiğine, mahkumların insani şartlar altında tutulduklarına dış dünyayı inandırmak için Kızılhaç'a göstermelik yapılan ve mahkumların asla kullanamadığı,  günümüze kadar da tertemiz kalmış lavabolar.





Banyo ve bit arama odası, revir.








 Morg. Küçücük bir alan. Ölenlerin üst üste yığıldığı yer.




İdam alanına geçiyoruz. Alana ulaşmak için yaklaşık 500 metrelik kapalı ve dar bir geçitten geçmemiz gerekiyor. İdam mahkumlarının kullandığı yol değilmiş burası bu arada.


Ölüm kapısı. İdam edileceklerin geçtiği kapı.



İdam alanı. İdamlar 1943 senesinde başlamış. Mahkeme kararı olmadan yaklaşık üçyüz kişi burada silah ile öldürülmüş. En geniş çaplı idam 1945 senesinin Mayıs ayında gerçekleşmiş. 52 kişinin idam edildiği bu alanda yer alan darağacı, sadece üç hükümlünün idamı için kullanılmış.


1943 yılında yapılan dördüncü avlu. İlk hükümlüler 44 yılında sevk edilmiş. İşgal döneminin sonlarına doğru yaklaşık 3 bin mahkum burada, hastalık yüzünden hayatını kaybetmiş.


Dördüncü avludan hücreler.


Başarısızlıkla sonuçlanan firar denemesi hikayesi... 45 senesinin Mart ayında üç kişinin hapishaneden başarısız firar denemesi sonrası, iki erkek ve bir kadın, tam da bu noktada, diğer hükümlülere de örnek olsun diye idam edilmiş.



Küçük hisar müzesinden, ağırlığı yahudilerin oluşturduğu el işi örnekleri. Birçoğu, mahkumların, aileleri için yaptığı hediyelik eşyalar.  Sevgiliye, eşe yazılan şiirler... Tarla, inşaat ve maden işlerinden arta kalan zamanlarda mahkumlar,  boş zamanlarını ekmek, kağıt ve tahtadan yaptıkları dama, kağıt benzeri oyunlarla geçiriyormuş.



TEREZÍN GETTOSU - BÜYÜK HİSAR

Küçük hisarı gezdik, bitirdik. Kalan son gücümüzle gettoya doğru yola çıkıyoruz. Terezín günümüzde oldukça sakin ve çoğunlukla asosyal olduğunu düşündüğümüz küçük bir yer. Sinemaya gidebilmeniz için 2 km yol tepmeniz gerekiyor. Yiyecek içecek mekanı da çok fazla yok. Eğer ki Terezín sakiniyseniz, akli dengenizin bozulmaması için altınızda bir araba olması bence şart. 

Aşırı sessiz ve kasvetli eski getto sokaklarında yürüyoruz ve bir yandan müzeyi arıyoruz. Amacımız otobüs saatine doğru müzeyi gezmiş, ardından biraz ısınmış ve karnımızı da duyurabilmiş olmak. Jet hızıyla müzeye giriyoruz. Müzede çekim yapmak yasak fakat genel hatlarıyla bahsetmem gerekirse, müzede "yaşlı getto" yahudilerine ait bavullar kıyafetler; kısaca onları anlatan her şey var. 



Gettodan kareler

Geçiş, azaltma ve propaganda... Nazilerin, sahte "özerk yahudi yerleşim alanı" imajı oluşturmaya çalıştığı bu yaşlı gettonun üç önemli vizyonu olmuş. Terezín' de yaşayan yerli halkın evlerini terk etmeye zorlanmaları ve bu evlere yerleştirilen Çek ülkelerinden, Almanya'dan, Avusturya'dan, Hollanda'dan, Danimarka'dan, Slovakya'dan ve Macaristan'dan 140 bin erkek, kadın ve çocuk...








Yorgunluğumuzu kasabanın belki de tek pizzacısı olan Pizzeria na Obzoru' da attık. Pizzalarımızı yedik ve ardından eve dönmek üzere otobüs durağının yolunu tuttuk. 

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.























Yorumlar

  1. Nilay harika bir yazı olmuş. Ellerine sağlık. Selamlar.

    Burak DEĞİRMENCİ

    YanıtlaSil
  2. Harika bir yazı takipteyim bloguma beklerim

    YanıtlaSil
  3. Harika bir yazı takipteyim bloguma beklerim

    YanıtlaSil
  4. Ne kadar keyifli bir yazı olmuş, elinize sağlık Nilay Hanım.

    YanıtlaSil
  5. Çok teşekkür ederim Aslı Hanım :)

    YanıtlaSil
  6. Emeğinize sağlık Nilay Hanım .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazımı beğenmeniz beni hem mutlu hem de daha da motive etti:) çok teşekkür ederim bütün güzel yorumlar için:)

      Sil

Yorum Gönder